Bazen en önemli evet, duyulmayan evettir.
Yüksek sesle gelmez. Kendini dayatmaz. Sessiz bir anda ortaya çıkar – yorgunluktan değil, berraklıktan gelen bir teslimiyetle.
Sessiz evet bir coşku değildir. Bir kabullenistir. Şu anda olanla bir anlaşmadır. Kendini gösteren şeyle. Zor olsa bile.
Her şeyin iyi olduğu anlamına gelmez. Bakmaya hazır olduğun anlamına gelir. Artık karşı çıkmadığın, orada olana yöneldiğin anlamına gelir.
Sessiz evet ne zaman ortaya çıkar?
Mücadeleyi bıraktığın anlarda.
Bunu tek başına başarmak zorunda olmadığını fark ettiğinde.
Kendine kırılgan olmaya izin verdiğinde.
Her şeyin bir çözüme ihtiyacı olmadığını kabul ettiğinde.
Sessiz evet, öz-şefkate doğru atılan bir adımdır. Mükemmel olmak zorunda olmadığına dair bir izindir. Kendinle – getirdiğin her şeyle – buluşma hazırlığıdır.
Neden bu kadar önemli?
Çünkü değişim direnişten değil, kabullenişten doğar.
Çünkü iç gelişim yer ister – ve yer, kendi önümüzde durmayı bıraktığımızda oluşur.
Sessiz evet bir teslim olma değildir. Yeni bir şeyin başlangıcıdır.
Belki bugün duyarsın. Ya da yarın. Ya da beklemediğin sessiz bir anda.
Ve geldiğinde: Farkına var. Düşündüğünden daha fazlasını taşır.